Technology

Özgüven Eksikliği ve Varoluş Kaygısı

Özgüven eksikliği bireyin kendisine olan karamsar ve olumsuz bakış açısı neticesinde kendisini toplumda koyduğu yeri ve statüsünü belirleyen, çevresel faktörlerden negatif biçimde etkilenerek kişinin kendisini baskılamasına ve engellemesine neden olan bir olgudur.

Özgüven Eksikliği ve Varoluş Kaygısı

Sosyal bir varlık olan insan içgüdüsel olarak kendisini içerisinde bulunduğu çevre ve gruba ait hissetmektedir. Aidiyet hissi, kişinin birey olma kaygısını ve kendisini önemli bir şeyin parçası olarak görmesi ihtiyacını doğurur.

Özgüven eksikliği neye yol açar?

Özgüven eksikliği birey olma çabasının dışavurumuyla kişinin kendi farkındalığını ve hayattaki yerini sorgulamasına neden olur. Yoğun ve aşırı negatif düşünmenin yarattığı zihin karışıklığı, hayatın giderek anlamsızlaşması düşüncesine ve kimlik bunalımına yol açabilir. Bu kavram karmaşası kişinin kendisini yetersiz ve değersiz hissetmesine neden olarak sosyal hayatında başarısızlıklara ve aslında başarının sırrı motivasyon eksikliğine sebebiyet verir.

Motivasyon Eksikliği

Bu durum kişinin hayallerini ve kendisini gerçekleştirememesine zemin hazırlamaktadır. Değersizlik ve önemli bir şeyin parçası olamama hissine bağlı özgüven eksikliği ise kişinin aile yapısı, kendisini geliştirmesine engel olan sevgisiz yahut yanlış yetiştirilme tarzı içinde bulunduğu baskıcı çevre ve bu çevreden aldığı olumsuz geri bildirimlerle artış gösterir.

Bir iletişim problemi özgüven eksikliği içerisinden çıkılamayan karamsar ve olumsuz bakış açısıyla giderek kalıcı hale gelir. Bu nedenle bireyin, içinde bulunduğu düşünce ve algıyı objektif bir biçimde değerlendirmesi gerekmektedir. Bir süre sonra kısır döngüye dönüşebilen bu algı bozukluğu ve bakış açısı kişinin kendisine olan öz saygısını yitirmesine neden olur.

Sosyal Medya Ve Kabul Görülmeme Endişesi

Kimlik bunalımı yaşayan birey sosyal medyada vakit geçirirken çeşitli mecralarda gördüğü içeriklerden, duygusal ve sosyo-ekonomik anlamda negatif etkilenebilmektedir. Kişi, kendisinde olmayan ya da daha az veya belirli bir zümreye ait olan bir olguya sosyal medyada tanıklık ettiğinde kendisini yetersiz ve dışlanmış hissedecektir.

Dışlanmış ve yetersiz hissetme durumunun bize zararı olur mu?

Yetersiz olma ve kabul görülmeme endişesi taşıyan kişi, sosyal medyanın gerektirdiği hızlı mekanizmaya, yaşadığı algı bozukluğu sayesinde oluşan bu motivasyon eksikliği ve güvensizlik nedeniyle ayak uyduramaz. Buna bağlı olarak kabul görülmeme ve etiketlenme düşüncesi yüzünden kendisini değersiz ve dışlanmış hisseden bir insanın özgüven eksikliği yaşaması çok olasıdır.

Özgüvensizliğin ve aşağılık psikolojisinin şahsını esir aldığı birey sosyal medyada gördüğü hızlı ve sürekli yenisi eklenen olaylara bilhassa yaşantılara sadece tanık olur ve bu yüzden hayatı kaçırdığını düşünebilir. Bu hayatı kaçırma endişesi, hızlı bir tüketim toplumunun parçası olan kişinin kendisini geri dönülemez bir boyutta daha da dipte hissetmesine önayak olur.

Dışlanma ve kabul görülmeme etkisinde olan kişi, statülerine ve gruplarına dahil olamadığını düşündüğü insanları pasif agresif bir biçimde kendisinden uzaklaştırmaya çalışıp, kendisini toplumdan soyutlayarak ileride depresyona ve sosyal fobiye sahip olabilir.

Özgüven Eksikliğinin Aşılmasında Farkındalık Kazanmak

Kişi kendisine olan özsaygısını tekrardan kazanmak için düşünce yapısını değiştirmesi gerekmektedir. Başka bir perspektiften, objektif bir biçimde kendisini değerlendiren birey daha verimli bir bakış açısı üreterek, algı ve duygu-durum bozukluğu yaşadığını gözlemleyebilir.

Bu bağlamda kendisini pozitif bir biçimde güdüleyebilir ve olumlu yaklaşımlara cevap verme olasılığını arttırabilir. Birey cesaretini toplayarak sağlıklı bir bakış açısı ve görüş kazanmak için sorunlarını ve içsel açmazlarını bir psikolojik uzmandan yardım alarak üzerindeki yükü hafifletebilir ve kendi göremediği detayları görerek farkındalık kazanabilir.

Özgüven eksikliği sorununun aşılmasında kişinin ailesinin ve yakın çevresinin bireye yapıcı bir destek göstermesi, bireyin kendisini daha da yeterli ve dışlanmamış hissetmesini sağlayabilir. Çevrenin bu desteği bireyin umutsuzca uzaklaştığı hobilerine tekrar dönmesi için onu daha da istekli kılar. Bu istek ve arzunun zamanla artması, bireyin yaşama daha da sıkı sıkıya sarılmasına neden olacak ve onun içinde bulunduğu çevreye ait olduğunu gözlemleyebileceği bir bakış açısı üretmesini sağlayacaktır.

Özgüven eksikliği konusunda eğitim almak gerekir mi?

İletişim kurmada iyi olmak beden dilini etkin kullanabilmek de güçlü bir özgüven işaretidir. İstanbul İşletme Enstitüsü online eğitim programında yer alan Etkili İletişim Stratejileri ve Beden Dili Eğitimi ile kendinizi daha iyi ifade etmeniz mümkün.

Yazar: Fatih Nuri Pur

alıntıdır

Kaynak: https://www.iienstitu.com/blog/ozguven-eksikligi-ve-sosyal-medya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir